9 Haziran 2016 Perşembe

Hayatta öyle anlar vardır ki kendini değersiz hissettiğin...sanki her zamankinin aksine bu dünyada olmaman gerektiğini düşündüğün...ne acıdır o öylece içinde kalır yaşadıkların söyleyemezsin ben bu kadar değersiz miyim ?sorusunu soramazsın karşındakine çünkü bilirsin o her zaman hissettirdiğinin aksine benim için değerlisin gibi cümlelerle seni avutmaya kandırmaya çalışmaktadır..
   Benim hayatımda da kendimi değersiz hissettiğim pek çok an olmuştur..öyle ki karşımdaki benim her şeyimle beni biliyor,bütün acizliğimi,sırlarımı,yaşantımı hayatıma dair her şeyi bilen bir insan ise bu değersizlik daha da fazlalaşıyor..bazen diyorum ben bu kişilere kendimi bu denli çok açtığım halde beni göremeyecek kadar aptallar mı?...dışarı yansıttığım "ben" aksine içimdekini görmeleri beni ona göre yargılamaları gerekmez mi?...kırılıyorum işte dışarıdan onları kaybetmemek için bin bir takla atsam da içimde bana yaşattıkları bin bir kötü duyguyla baş başa kalıyorum..sonra herhalde gözlerimin buğulu oluşundan,dudaklarımdan dökülen o titrek sözcüklerden anlıyorlar..soruyorlar hayrola durgunsun bugün diyorlar..gülüyorum içimdeki kırıntıları paspasın altına toplayıp sahte bir gülücükle yok ne durgunu havadan olsa gerek...diyerek kurtarıyorum günü...yazık bana da be...
    Velhasıl kelam yine değersiz hissettiğim bir günden geriye kalan sadece sahte bir gülümseme oluyor...ben kırıldığım ile kalıyorum onlar kırdığını bile anlamadan ertesi güne uyanıyor.